Çağ Üniversitesi, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülen 2025 İzleme ve Değerlendirme Programı kapsamında elde ettiği sonuçlarla kalite güvencesi alanındaki istikrarlı ve kararlı çalışmalarının karşılığını aldı. Üniversitemiz, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, toplumsal katkı ve yönetişim başta olmak üzere birçok alanda gösterdiği gelişimle gurur duyulacak başarılara imza attı.
YÖKAK İzleme ve Değerlendirme süreci; üniversitelerin iç kalite güvence sistemlerinin etkinliğini, sürekli iyileştirme mekanizmalarının işlerliğini ve kalite kültürünün kurumsal düzeyde yaygınlığını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda Çağ Üniversitesi’nin kalite yönetim sisteminin olgunlaşma düzeyinin arttığı, önceki değerlendirmelere kıyasla önemli ilerlemeler kaydedildiği tespit edilmiştir.
Elde edilen sonuçlar; üniversitemizde kalite güvencesinin yalnızca bir zorunluluk değil, kurumsal bir kültür olarak benimsendiğini ortaya koymaktadır. Akademik ve idari birimlerin aktif katılımıyla yürütülen kalite çalışmaları, paydaş geri bildirimlerinin sistematik biçimde değerlendirilmesi ve uluslararasılaşma odaklı uygulamalar, bu başarının temel unsurları arasında yer almaktadır.
Çağ Üniversitesi Rektörlüğü, YÖKAK İzleme ve Değerlendirme sürecinde elde edilen bu olumlu sonuçların, üniversitenin sürekli iyileştirme anlayışını daha da güçlendireceğini ve geleceğe yönelik kalite hedeflerine önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Üniversitemiz, önümüzdeki dönemde de öğrenci odaklı yaklaşımı, toplumsal katkı misyonu ve uluslararası standartlarda eğitim anlayışı doğrultusunda kalite çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeyi hedeflemektedir.
Bu başarıda emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize, öğrencilerimize ve paydaşlarımıza teşekkür eder; Çağ Üniversitesi’nin kalite yolculuğunda elde edilen bu gurur verici sonuçların artarak devam etmesini temenni ederiz.

YÖK 2025 Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu göstergeleri, Çağ Üniversitesi’nin kalite çalışmalarının sonuç üreten, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yapıya ulaştığını açık biçimde göstermektedir. Kalite güvencesi perspektifinden bakıldığında, burada yalnızca “başarı” değil, iyi işleyen bir kalite yönetim sisteminin somut çıktıları görülmektedir.
Öncelikle, yatırım bütçesinde AR-GE’ye ayrılan payda Türkiye birinciliği, kurumun stratejik planlama ve kaynak yönetimini kalite odaklı yürüttüğünü ortaya koymaktadır. Bu gösterge, YÖKAK açısından “stratejik kaynak tahsisi” ve “araştırma odaklı yönetişim” başlıklarında güçlü bir kanıt niteliğindedir. Üniversite, kaliteyi söylem düzeyinde değil, bütçe ve karar mekanizmalarıyla desteklemektedir.
TR Dizin ve Web of Science veritabanlarında açık erişimli yayın oranının en yüksek olması ile öğretim üyesi başına düşen yayın sayısında üst sıralarda yer alınması, araştırma süreçlerinin planlı, teşvik mekanizmalarının etkili ve akademik üretkenliğin kurumsal olarak desteklendiğini göstermektedir. Bu durum, kalite güvence sisteminde yer alan araştırma performansının izlenmesi ve iyileştirilmesi döngüsünün etkin biçimde çalıştığını göstermektedir.
Özellikle dikkat çekici bir diğer boyut, öğrenci memnuniyeti göstergeleridir. Öğretim üyelerinden memnuniyette 7’nci, derslerin işleyişinden memnuniyette 10’uncu sırada yer almak; eğitim-öğretim süreçlerinin öğrenci merkezli tasarlandığını, geri bildirimlerin dikkate alındığını ve derslerin planlama–uygulama–değerlendirme aşamalarında kalite anlayışının içselleştirildiğini ortaya koymaktadır. Bu göstergeler, YÖKAK’ın en çok önem verdiği “öğrenci odaklı kalite kültürü” açısından son derece güçlüdür.
Web of Science indeksli yayınların atıf alma oranında üst sıralarda yer alınması ise yalnızca yayın sayısına değil, yayın niteliğine ve akademik etkiye odaklanıldığını göstermektedir. Bu, kalite çalışmalarının nicelikten ziyade etki ve değer üretme boyutuna evrildiğinin önemli bir göstergesidir.
Bütüncül olarak değerlendirildiğinde bu tablo; Çağ Üniversitesi’nde kalite çalışmalarının:
stratejik planlama ile uyumlu,
performans göstergeleriyle izlenen,
paydaş memnuniyetini merkeze alan,
sürekli iyileştirme anlayışıyla yönetilen
bir sistem hâline geldiğini ortaya koymaktadır. YÖK’ün resmi izleme göstergeleriyle teyit edilen bu sonuçlar, üniversitenin kalite güvencesini bir yükümlülük olarak değil, kurumsal gelişimin ana aracı olarak ele aldığını göstermektedir.
Bu nedenle söz konusu tablo, kalite çalışmaları kapsamında yalnızca “gurur verici bir sonuç” değil; doğru kurulan bir kalite sisteminin doğal ve sürdürülebilir çıktısı olarak değerlendirilmelidir.