Kanlı Noel Kıbrıs Olaylarının 54. Yıldönümü

Kanlı Noel Kıbrıs Olaylarının 54. Yıldönümü
Kanlı Noel Kıbrıs Olaylarının 54. Yıldönümü

                           

 Üniversitemiz Türk Tarih Kulübü tarafından düzenlenen “Kanlı Noel” Kıbrıs Olaylarının Yıldönümü etkinliğinde, Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Mücahitler Derneği Genel Başkanı Yılmaz BORA ve İ.İ.B.F. Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Ayhan CANKUT birer konuşma yaparak, Kıbrıs’ta 21 Aralık 1963’te başlayan ve “Kanlı Noel” olarak anılan olaylar ve Kıbrıs Meselesi hakkında bilgilendirme yaptı.

 Yrd.Doç.Dr. Ayhan CANKUT konuşmasında Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesinde 21 Aralık 1963’te başlayan ve “Kanlı Noel” olarak anılan olaylar Kıbrıslı Rumlar tarafından Türkleri tümüyle yok ederek adayı Yunanistan’a ilhak etmeyi öngören, “Akritas” soykırım planı kapsamında gerçekleştirilmiştir.

Olaylar esnasında Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı’nda Doktor Binbaşı olarak görev ya­pan Nihat İlhan üç çocuğu ve eşi 24 Aralık gecesi “Kumsal” bölgesine baskın yapan Rumlar tarafından sığındıkları banyoda şehit edilmişti. Binbaşı Nihat İlhan’ın ailesinin katledildiği ev bugün “Barbarlık Müzesi” olarak düzenlenmiş ve Rum vahşetini tüm çıplaklığıyla sergilemeye devam etmektedir.

21 Aralık 1963 Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs’ta yaşanan insanlık dışı olayların acısını yüreğinde hisseden Türk halkı için önemli bir tarihtir. Kıbrıs Türklerinin, Rumlar tarafından soykırıma tabi tutulduklarını gözler önüne seren bir belgedir Kanlı Noel” dedi.

TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Yılmaz BORA ise şunları ifade etti Kıbrıs adasının 1571’den beri Türk toprağı olduğu tarihin hiçbir döneminde bu niteliğini kaybetmeyerek bugünlere gelindiğini herkesin algılaması gerekir. Tarihin hiçbir döneminde Kıbrıs ne Yunan’ın ne de devşirme Rumların olmamıştır. 1923’te imzalanan Lozan anlaşmasında Türk tarafının anlaşmaya koydurduğu “ gelecekte İngilizlerin adadan vazgeçmeleri halinde adanın eski sahibi Türkiye’ye bırakılacağı” hükmü ile adanın bir Türk adası olduğu gerçeği teyid edildiği bilinmektedir. Rum ve Yunan’ın 15 Temmuz 1974 askeri darbesi ve ardından haklı olarak gerçekleştirilen 20 Temmuz Barış Harekâtı ile Kıbrıs’a gerçek Barış, huzur ve çözüm gelmiştir. Bu çözüm 43 yıldır kökleşerek her iki halkın da onayladığı bir gerçek olmuştur. Daha sonraki gelişmelere bakıldığı zaman, Birleşmiş milletler Genel Sekreterlerinin, sorunu çözmede ortaya koydukları çabaların, Rumların ENOSİS’te ısrar etmeleri karşısında sonuçsuz kaldığı görülmektedir. Zaman akışı içerisinde, AB’nin devreye girmesi ve zamanın BM Genel sekreterinin AB’nin taraf olmaması yönünde yaptığı uyarıların dikkate alınmaması, sorunun çözümünü zorlaştırmaktan başka bir katkı yapmamıştır.Bir kez daha yineliyoruz: Anavatanımızla sonsuza dek birlikte ve ayrılmaz bir bütün olarak varlığımızı sürdüreceğiz… Büyük Türk Ulusunun şanlı tarihinden aldığımız güç ve inançla ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yoldan yürüyerek gelinen bugünkü aşamadan asla geri adım atılamaz. Parolamız Atatürk’ün dediği gibi “ Ya İstiklal Ya Ölüm”diyerek konuşmasını tamamladı.