Yeni web sayfamız test yayınında. Ziyaret etmek için tıklayınız

Uzay Gözlem Uygulama ve Araştırma Merkezi

Çağ Üniversitesi Gezegenevi (Planetaryum)

Türkiye’dekilerin en yenisi olan Çağ Üniversitesi Uzay Gözlem ve Araştırma Merkezi tarafından işletilen planetaryum (gezegenevi), bu alanda vakıf üniversiteleri arasında  halen bir ilk ve tekdir. 2010 Mart’ından beri deneme gösterilerine başlamış olan Gezegenevi’miz, 2011 Ekim ayındaki resmi açılış sonrası gösterilerine düzenli olarak devam etme amacındadır. Mersin, Tarsus, Adana ve çevre illerden şimdiye kadar 10 bine yakın öğrenci ve öğretmen ziyaretçisi olan planetaryum, hafta içi her gün açık olup, randevu sistemi ile işletilmektedir. Yaklaşık 30 dakikalık Türkçe ve İngilizce olarak seslendirilen gösteriler genel olarak gökbilim içerikli konulara ayrılmıştır. Haziran 2011’de 28 cm’lik bir optik teleskop ile güçlendirilen Çağdaş Gözlemevi ise, bazı konularda yürüttüğü profesyonel araştırma projeleri yanında, öğrenciler için de bir amatör çalışma ortamı oluşturmaktadır.

Gezegenevi Nedir?

Günümüzde, birçoğumuz kent yaşamının etkisiyle gökyüzünden büyük ölçüde kopmuş durumdayız. Artık pek azımız ara sıra da olsa başımızı kaldırıp gökyüzüne bakıyoruz. Çünkü yaşamımızın büyük bir bölümü dört duvar arasında geçiyor. Ayrıca, özellikle büyük kentlerde gökyüzünde görebileceğimiz yıldız sayısı neredeyse birkaç taneyle sınırlı. Ne zaman ki kent merkezinden uzak bir tatile ya da köye gidiyoruz, işte o zaman gökyüzündeki güzelliği hatırlıyoruz. "Planetaryum" bizim pek de alışık olduğumuz bir kavram değil. Çünkü, ülkemizde sivil kullanıma yönelik bir planetaryumlar henüz kurulmuş değil veya kurulum aşamalarında. (Çünkü, ülkemizde sivil kullanıma yönelik planetaryumlar henüz yaygın değil.) Planetaryum sözcüğü dilimize en yakın karşılığı olarak "gezegenevi" olarak çevrilebilir. Ancak, "yıldızevi", "gökyüzü tiyatrosu", "yıldız tiyatrosu" ya da "uzay tiyatrosu" da yaygın olarak kullandığımız karşılıklar. Planetaryumları, gökcisimlerini ve onların uzaydaki hareketlerini seyirci topluluğuna izletmek için tasarlanmış salonlar olarak düşünürsek, "uzay tiyatrosu" daha gerçekçi bir adlandırma olabilir. Uzay tiyatrolarını, geleneksel sinema ya da tiyatro salonlarından ayıran en önemli özellikleri, kubbe biçimindeki perdeleridir.

Gösteride, gökyüzü yarı-küresi, gerçeğine çok yakın bir biçimde bu perdeye yansıtılır. Öyle ki, bu kubbenin altına yerleştirilen koltuklarda oturan seyirciler kendilerini gerçek gökyüzünün altında gibi hissederler. Uzay tiyatrolarının gerçek gökyüzüne göre üstünlükleri, kurgulanan senaryoya göre, seyirciyi uzay zamanda gezintiye çıkarabilmeleri. Normalde gök kubbede çok uzun dönemlerde meydana gelen değişimler, uzay tiyatrolarının kubbesinde çok daha hızlı bir biçimde gerçekleştirilebilir. Bu da onları gökbilim eğitiminde önemli bir yere koyuyor. Hepsinden önemlisi, uzay tiyatrolarında yapılan gösteriler, izleyiciyi bir sinemadan ya da herhangi bir başka gösteriden daha fazla içine alıyor. Planetaryumların kubbe çapları birkaç metreyle 30 metre arasında değişiyor. En büyük planetaryumlara 500 kişi girebilirken, yalnızca birkaç kişiyi alabilecek kadar küçük yapılar da var.